ALESTA YouTube kanalında yayınlanan “EPİZOT” belgeseli 15 Temmuz gecesi ve sonrasında yaşananları, hem bir F-16 pilotu hem de kamu hukuku alanında doktora yapmış bir askeri hakim perspektifinden kamuoyuna sunuyor. Belgesel, Akıncı Üssü’nde görevli bir subayın, o geceye dair tanıklıklarını ve sonrasında yaşadığı hukuk mücadelesini mercek altına alıyor.
Halı Saha Maçından Cezaevine Uzanan Süreç
Belgeselde konuşan eski pilot, 15 Temmuz akşamı mesai sonrası eşiyle yemek yediğini ve ardından arkadaşlarıyla halı saha maçına gittiğini anlatıyor. İstanbul’daki köprü kapatma haberlerini maç sırasında öğrendiklerini ve başlangıçta bunun bir terör saldırısı olabileceğini düşündüklerini belirtiyor. Akıncı Üssü’nün merkez olarak gösterilmesine rağmen o gece orada olmadığını vurgulayan subay, yaşananları “planlı bir tuzak” olarak nitelendiriyor. Özellikle bazı hakim albayların olaydan hemen önce ısrarla izne ayrılmasını ve bu kişilerin hükümet veya MİT ile olan şüpheli ilişkileri bu tuzağın emareleri olarak gösteriliyor.
“Hain” İlan Edilmeden Önce Sınır Ötesi Görev
Haber metninde öne çıkan en çarpıcı detaylardan biri, subayın 15 Temmuz’dan sonra iki hafta boyunca Fırat Kalkanı Harekatı kapsamında keşif uçuşlarına katılmış olmasıdır. Ancak bu görevlerin hemen ardından “şüpheli” sıfatıyla gözaltına alınmış ve bir spor salonunda ağır fiziksel ve psikolojik muameleye maruz kalmıştır. Gözaltı sürecinde yetersiz beslenme nedeniyle kas erimesi yaşadığını ve idrar renginin değiştiği gibi tespitlerle, hukuk sisteminin bu süreçte tamamen devre dışı bırakıldığı ortaya konuyor.
Süt Satıcılığına Dönüşen Bir Kariyer
3 yıl 3 ay tutuklu kalan ve bu süreçte babasının vefatını dahi aylar sonra tesadüfen öğrenen pilot, toplamda 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmış. Belgeselin sonunda, bir zamanlar gökyüzünde F-16 uçuran bir subayken, Eskişehir’de süt satarak geçimini sağlamak zorunda kaldığını anlatan Durak, yargı mensuplarının korku veya siyasi baskıyla hareket ederek “fail” durumuna düştüklerini ortaya koyuyor.
