Bold Medya tarafından yayınlanan bu video, Büyük Birlik Partisi (BBP) kurucu lideri Muhsin Yazıcıoğlu‘nun 25 Mart 2009’da Kahramanmaraş’ta “şüpheli” bir helikopter kazası sonucu hayatını kaybetmesini ve ardından karartılan delilleri kapsamlı bir şekilde ele alıyor. Videoda, Yazıcıoğlu’nun siyasi mirası ile ölümü üzerindeki sır perdesi, daha önce hiç tartışılmamış iddialarla birlikte sorgulanıyor.
Arama Kurtarma Fiyaskosu ve “Yalan” Beyanlar: Kazanın ardından bölgede dondurucu soğuk varken, dönemin Kayseri Valisi Mevlüt Bilici’nin “Yazıcıoğlu hayatta ve ayağı kırık” açıklamasıyla arama kurtarma çalışmalarının nasıl aksatıldığı anlatılıyor. Enkazın, ancak 48 saat sonra ve aslında hiç aranmayan bir noktada köylüler tarafından bulunduğu vurgulanıyor.
Kayıp Deliller ve Sabotaj Bulguları: Helikopterdeki GPS cihazlarının söküldüğü, ELT cihazının bulunmadığı ve Yazıcıoğlu’nun şahsi eşyalarının (sim kart, silah, hafıza kartları) sırra kadem bastığı belirtiliyor. Devlet Denetleme Kurulu (DDK) raporuna göre, helikopter parçalarının kaza mahallinde yakılarak yok edildiği ve ağır kamu hizmeti kusuru işlendiği ifade ediliyor.
Şok “İnfaz” İddiası: Videonun en çarpıcı kısmını, BBP kurucularından Emrullah Önalan‘ın açıklamaları oluşturuyor. Önalan, Yazıcıoğlu’nun kazadan sonra sağ olduğunu gösteren 15 saniyelik bir “infaz” görüntüsü izlediğini iddia ediyor. Bu görüntüde, Yazıcıoğlu’nun secde vaziyetinden doğrulmaya çalıştığı sırada yanına parkalı üç kişinin yaklaştığının görüldüğü öne sürülüyor.
İsmail Güneş’in Şüpheli Ölümü: İHA muhabiri İsmail Güneş’in çenesi kırık haldeyken saatlerce telefonda nasıl konuştuğu ve Adli Tıp raporlarındaki çelişkiler, olayın kaza değil bir suikast olduğu şüphelerini güçlendiriyor.
Siyasi Sorumluluk ve Adalet Arayışı: Videoda, Yazıcıoğlu’nun o dönem AKP hükümetine ve Büyük Ortadoğu Projesi’ne karşı sert muhalefetine dikkat çekiliyor. Aradan geçen yıllara rağmen dosyanın neden aydınlatılmadığı ve mevcut BBP yönetiminin iktidarla olan yakın ilişkisinin ailede yarattığı hayal kırıklığı vurgulanıyor.
“Bir saniyesine bile hakim olamadığımız bir hayat için bu kadar fırıldak olmanın anlamı yok” diyen Yazıcıoğlu’nun ölümüyle ilgili gerçeklerin neden hala ortaya çıkarılmadığı soru işareti.
