Ufuk Çizgisi YouTube kanalında yayınlanan “Apolet Perdesi | Bir 15 Temmuz Belgeseli”, 15 Temmuz darbe girişiminin “sözde bir numarası” olarak ilan edilen eski Hava Kuvvetleri Komutanı Akın Öztürk hakkındaki iddiaları ve o gece yaşananların perde arkasını sarsıcı tanıklıklarla gündeme taşıyor. Kaynaklara göre belgesel, Öztürk’ün profesyonel askerlik kariyerinden başlayarak nasıl bir kurguyla hedef haline getirildiğini detaylandırıyor.

Siyasi İradeyle Ters Düşen Bir Komutan

Belgeselde paylaşılan bilgilere göre Akın Öztürk, Hava Kuvvetleri Komutanlığı döneminde ülke menfaatlerini şahsi ikbalinin önünde tutan bir lider olarak tanımlanıyor. Öztürk’ün özellikle Suriye’ye yönelik bir askeri müdahaleye, “hava kuvvetlerini onlarca yıl geriye götüreceği” ve “macera için savaşa girilmeyeceği” gerekçesiyle karşı çıktığı belirtiliyor. Bu tutumun siyasi iktidarda kendisine karşı büyük bir tepki ve düşmanlık doğurduğu ifade ediliyor. Ayrıca, dönemin Başbakanı ve Cumhurbaşkanı’nın yakınlarına dair torpil taleplerini reddetmesi, devlet adamı ciddiyetiyle dışarıdan gelen tasfiye listelerine karşı çıkması gibi olayların, Öztürk’ü “istenmeyen adam” haline getirdiği vurgulanıyor.

Akıncı Üssü’ndeki “Tuzak” İddiası

Kaynaklarda yer alan en dikkat çekici iddialardan biri, 15 Temmuz gecesi Akın Öztürk’ün bizzat Hulusi Akar ve Abidin Ünal tarafından olayların içine çekilmesidir. O gece lojmanında torunlarıyla vakit geçiren Öztürk’ün, Ünal’ın ricası ve Akar’ın çağrısıyla Akıncı Üssü’ne gittiği belirtiliyor. Belgeselde, Öztürk’ün gece boyunca Akar’ın emirlerini yerine getirdiği, ancak sabah saatlerinde Akar tarafından üste bırakılarak adeta bir “kurban” seçildiği öne sürülüyor. Hatta Öztürk’ün üsten ayrılmak için bindiği helikopterin, dönemin Başbakanı Binali Yıldırım’ın emriyle vurulmaya çalışıldığı ve Öztürk’ün o an bir ihanet tuzağına düştüğünü anladığı ortaya konuluyor.

“Sözde Bir Numara” Çelişkisi

Belgesel, Akın Öztürk’ün darbenin lideri olduğu iddiasındaki mantık hatalarına da dikkat çekiyor:

Tenzili Rütbe: Eski bir Hava Kuvvetleri Komutanı olan Öztürk’ün, sözde darbe listesinde kendisinden daha alt bir makam olan Genelkurmay İkinci Başkanlığına atanmış olması “absürt” ve askeri teamüllere aykırı bir durum olarak nitelendiriliyor.

Hazırlıksızlık: Emrinde sadece birkaçı görevde olan kısıtlı bir personeli bulunan, sivil kıyafetle torun seven bir insanın darbe planlayamayacağı savunuluyor.

BM Kararı: Birleşmiş Milletler Haksız Tutukluluk Grubu’nun, Öztürk’ün haksız tutuklandığına ve hukuksuz yargılandığına dair kararı da belgeselde önemli bir hukuki dayanak olarak sunuluyor.

Sonuç: Bir “Kurgu”

Belgeseldeki tanıklar, 15 Temmuz’un önceden planlanmış kanlı bir senaryo olduğunu, Akın Öztürk’e ise bu senaryoda zorla bir “bir numara” kıyafeti giydirilmeye çalışıldığını anlatılıyor. Ağır işkenceler görmesine rağmen Öztürk’ün mahkemedeki vakur duruşunu koruduğu ve olayların gerçek yüzünün er ya da geç ortaya çıkacağı mesajı veriliyor. Belgesel, Türk Hava Kuvvetleri’nin yetişmiş en büyük insan güçlerinden birini bu süreçte kaybettiğinin de altını çiziyor.