Son Ders: Kara Harp Okulu Belgeseli

ALESTA YouTube kanalında yayınlanan “Son Ders – Kara Harp Okulu Belgeseli”, 15 Temmuz gecesi ve sonrasında Kara Harp Okulu yerleşkesinde yaşananların perde arkasını, bizzat o süreci tecrübe eden askeri personelin ve akademisyenlerin gözünden aktarıyor. Belgesel, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 2200 yıllık “emre itaat” geleneğinin, o gece nasıl bir belirsizliğe ve ardından gelen bir hukuk mücadelesine dönüştüğünü çarpıcı tanıklıklarla ele alıyor. Akademik çalışmalarla Türkiye’nin en iyi üniversitelerinden biri olmayı hedefleyen bir kurumun, bir gecede nasıl bir dramın merkezi haline geldiği anlatılıyor.

15 Temmuz akşamı personel, WhatsApp üzerinden gelen “ivedi şekilde okula gelin” emirleriyle birliğe çağrıldı. O gece okula gidenlerin büyük bir kısmı, yaşanan hareketliliği Ankara’daki önceki bombalı saldırılara benzer bir terör tehdidi olarak algıladıklarını ve sadece kışla güvenliğini sağlamak amacıyla beklediklerini belirtiyor. Silah alımı emri gelse de, dağıtılan tüfeklerin mermisiz ve şarjörsüz olduğu, personelin darbe faaliyetine katılması bir yana, meclise sadece 150 metre mesafede olmalarına rağmen herhangi bir eylemde bulunmadıkları vurgulanıyor.

Olayların ardından geçen süreçte, başlangıçta masum oldukları söylenerek görevlerine devam eden personelin, daha sonra toplu gözaltılar ve sistematik işkencelerle karşılaştığı iddia ediliyor. Sincan Cezaevi ve çeşitli spor salonlarında tutulan askerlerin, plastik kelepçelerle darp edildiği ve aileleri üzerinden psikolojik baskıya maruz bırakıldığı aktarılıyor. Özellikle ordunun geleceği olarak görülen Harbiyelilerin uğradığı kötü muamele, belgeselde Türk Silahlı Kuvvetleri’nin altyapısını çökertmeye yönelik bir hamle olarak nitelendiriliyor.

Yargılama sürecini bir “tiyatro” olarak tanımlayan tanıklar, mahkemelerin somut delilleri ve lehte raporları görmezden gelerek önceden belirlenmiş kararları uyguladığını savunuyor. Belgeselde, Adalet Bakanlığı’nın darbeden önce plastik kelepçe siparişi verdiğine dair HTS kayıtları gibi dikkat çekici iddialar dile getirilirken, verilen ağır müebbet hapis cezalarının hukuki değil siyasi olduğu ileri sürülüyor. Bu süreçte sadece bireylerin değil, köklü bir askeri disiplinin ve eğitim sisteminin de büyük bir yara aldığı ifade edilerek, adaletin bir gün mutlaka tecelli edeceği mesajı veriliyor.

Exit mobile version